TTNET Genç Yeteneklerin Yanında!

TTNET’in “Yeteneğe Destek, Yaratıcı Ekonomiye Destek Projesi”yle, gençlerimiz yeni kariyer firsatlarını keşfediyor.

Bilişim sektörüyle tanışan gençler, aldıkları eğitimlerle iş hayatına hazırlanıyor. TTNET, Türk ekonomisine destek oluyor. Siz de bu ücretsiz eğitimler hakkında bilgi almak için hemen tıklayın.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Seksenler

TRT 1′de bir süredir Seksenler diye bir dizi oynuyor. Aile sit-com’larından bildiğimiz Birol Güven yönetmenliğinde çekilen dizi tamamen Seksenlere odaklanmış. Ancak birkaç bölüm seyrettikten sonra sıkılmaya başladım. Zaten seksenlerin rutin bir havası vardı. Tamam birçok şey seksenlerde icat edilmiş olabilir ama hayatın akışı en azından Türkiyede pek de ilginç değildi.

Atalarımızın bir sözü vardır: “Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı” Dolayısı ile bu dizinin akibetini iyi görmüyorum. Bir süre sonra yerini Doksanlar’a bırakabilir. Benden söylemesi.

Survivor Tılsımı


Şimdilerde fenomen haline gelmiş Survivor neden bu kadar popüler? Hiç düşündünüz mü? Bu formatı çekici kılan nedir?

Survivor Türkiye bu sene 5. sezonunu yayınlıyor. Önceleri hiç tanınmamış “Halkın içinden” katılımcılar ile yapılan bu programda şimdilerde “Ünlüler” ve “Gönüllüler” olarak iki ayrı takım birbirine karşı yarışıyor. Özellikle bu son hamle çok akıllıcaydı. Ratingleri patlattı. Halk’ın erişemediği sadece uzaktan seyrettiği ünlüler ile halkın içinden gelenlerin buluşması toplumun her kesiminden insanın ilgisini çekmeyi başardı. Peki nasıl?

Kuşkusuz bu bir yarışma ve insanlar bu yarışmayı kazanmaya geliyor. Kaybetmeye değil. Ancak gerçek dünyadan izole olarak yaşanılan ortak mutluluk ve üzüntüler insanları biraraya getiriyor. Tam insanlar birbirine alışmış kardeş kardeş yarışırlarken birden bir yarışma kaybediliyor ve herşey değişiyor. Çünkü “dokunulmazlık oyunu” denen bu oyunu kaybeden grup, arasından bir kişiyi survivordan atmak zorunda! İşte işler burada karışıyor. Çünkü birçok şeyi paylaşan insanların kazanma içgüdüleri birden benliklerini sararak onları ele geçiriyor. Kulisler, birbirinin kuyusunu kazmalar, arkadan konuşmalar, stratejiler derken birisi gidiyor. Sonra herşey eskisi gibi devam ediyor. Açlık, yorgunluk, ödül oyunları…aksiyonu hep belli bir seviyede tutuyor.

Survivor aslında fizyolojik, piskolojik, ve stratejik bir savaş oyunu. Bir kere enerjiyi çok dengeli harcamak gerekiyor. Her türlü yiyeceği değerlendirmek, az enerji harcamak ve stratejik düşünmek şart. En ufak bir duygu zaafiyeti, aşırı enerji tüketimi, az uyku gibi etkenler tüm dengeyi alt üst ediyor. Hasan gibi zebellah bir yarışmacının bile çocuk gibi kaldığını görmek gerçekten koşulların ne kadar çetin olduğunu gösteriyor.

Bana göre Survivor’ın başarısının altındaki etmenler;

- İnsanların zaafiyetleri iyi kullanması (hırs, açlık, vicdan, sosyallik)
- Yemek ödülleri ile motivasyon (fare peynir döngüsü)
- Ünlüler-Gönüllüler konsepti
- Grup çalışması ve bireyselliği başarılı şekilde harmanlaması
- Bikinili bayan, kaslı erkek yarışmacılar
- Robinson sendromunu iyi yansıtması ve yaşatması
- Giden kişi için son kararı halkın vermesi (SMS ile)

Tüm bunlar tabii ki çok ince düşünülüp ortaya çıkarılmış özellikler. Neticede herbirinin ayrı bir amacı var ve yarışmayı canlı tutuyorlar. Ancak tüm bunlara rağmen acaba gruplar arasındaki dengesizlik durumlarında yarışmaları da zayıf gruba göre düzenliyorlar mı diye insan düşünmeden edemiyor. Ne de olsa herşey rating için…Siz siz olun bu tür showların içinde mutlaka bir bit yeniği olduğunu unutmayın.

İlk Sony Xperia Sahnede

Sony, Xperia NXT (Gelecek Kuşak) serisinden Xperia S ile Android telefon dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Sony’nin 4 ekran stratejisinde önemli bir yeri olan çift çekirdekli tasarım harikası Xperia S, Sony Bravia HD parlak ekranıyla akıllı ve eğlenceli Android telefon dünyasının yeni ikonu olacak.

Sony’nin 4 ekran vizyonunda içerik paylaşımını en üst seviyeye taşıyan çift çekirdekli tasarım harikası Xperia S, televizyondan tablete tüm elektronik cihazlara bağlanarak kullanıcıya eşsiz bir deneyim yaşatıyor. Ofis ve ev ortamında kullanıcıyı küçük telefon ekranına bağlı kalmaktan kurtararak Android telefonları birer mobil teknoloji üssü ve pratik uzaktan kumandaya dönüştüren Xperia S, Sony Bravia HD parlak ekranı ile eşsiz bir görsel deneyim sunuyor.

Xperia S, 12 megapiksel Exmor R kamerası ile bekleme modundan 1,5 saniye gibi kısa bir sürede çıkarak fotoğraf çekimi yapabiliyor veya Full HD video çekebiliyor. Sony kalitesini yansıtan telefon ekranının altını vurgulayan ışıklı şeffaf bandıyla hemen dikkat çeken Xperia S şık tasarımı ile akıllı telefon dünyasının ikonu olacak.

Xperia S Sony dünyasının bir parçası

Kullanıcının TV, akıllı telefon, dizüstü bilgisayar ve tablet arasında kolayca geçiş yapmasını sağlayan Xperia S mobil teknoloji ile ev ve ofis ortamını birleştiren tam bir cep kontrol merkezi. Birbirine bağlı bu dünyada sadece akıllı bir uzaktan kumandadan ibaret olmayan Xperia S, HDMI bağlantısı ile televizyon üzerinden Sony Entertainment Network’e bağlanarak filmlerden müziğe, video oyunlarından kliplere kadar her alanda kullanıcılara dijital eğlencenin kapılarını açıyor.

Xperia S kablosuz ağ bağlantısı ile fotoğrafların ve videoların tek tuşla paylaşılmasını sağladığı gibi NFC (yakın alan iletişim) teknolojisi ile kullanıcıların telefonları arasında resim, belge ve şarkı paylaşmasına da izin veriyor.

Eşsiz Sony eğlence dünyasına cepten erişim

Xperia S kullanıcıları Sony Entertainment Network’e bağlanabilecek. Music Unlimited 15 milyondan daha fazla şarkı içeren global bir katalog sunarken Video Unlimited da dünyanın büyük yapımcılarının gişe hasılatı rekorları kıran en yeni filmleriyle TV dizilerini akıllı telefona taşıyacak. Aynı zamanda PlayStation™ onaylı Xperia S, PlayStation® Store üzerinden kullanıcılara Sony PlayStation kalitesini yaşatacak.

Android 2.3 Gingerbread işletim sistemiyle satışa sunulan Xperia S, 2012’nin ikinci yarısında Android 4.0 Ice Cream Sandwich sürümüne güncellenebilecek. Xperia S Turkcell mağazalarında satışa sunuldu.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

iPad 2 Almak İçin Daha Ne Bekliyorsun?


Dijital yaşam koçu Bilkom, iPad 2 almak isteyenlerin yüzüne güldü ve son kullanıcı fiyatlarında KDV’si dahil 118 Dolar indirim yapınca iPad 2’ler KDV’si dahil 1065 TL’den satışa çıktı. Bu sayede Amerika’dan iPad alma faslı resmen sona erdi.

İndirim dönemini kaçıranlar çok üzülecek! Çünkü iPad 2’nin 32 GB ve 64 GB’lık yüksek kapasiteli modelleri kampanya ardından tükenecek ve sadece iPad 2 16 GB satışta kalacak.

Siyah mı istersin, beyaz mı istersin bilinmez ama herkesin bu çok hesaplı iPad 2’leri almak isteyeceği kesin!

Daha fazla bilgi için tıklayın.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Hem Kendisi, Hem de İletişimiyle Fark Yaratan Alışveriş Kulübü Bonvagon’da Kazandıran Kampanya!

Henüz tanışmamışlar için; Bonvagon, “gezer, seçer, getirir!” mottosuyla geçtiğimiz Eylül ayında yola çıkmış ve kısa sürede popüler hale gelmiş bir alışveriş kulübü. Gerek sitenin sade ve niş tasarımı gerekse kampanyaların içerikleriyle bugüne kadar bildiğimiz alışveriş sitelerinden çok farklı. Her gün yepyeni kampanyaları ile sıradışı tasarımcıları, zevk sahibi ve şık markaları ve hayata keyif katan aktiviteleri %70’e varan indirimlerle sunarak alışverişi keşfe dönüştürüyor.

Bonvagon’un bir diğer farkıysa her ay çeşitli konularda fark yaratan, özel bir kampanya ile adından söz ettirmeyi başarması. İlginç ve düşünülmüş kampanyaları, bu kampanyaları tüketici ile buluştururken kullandığı yaratıcı ve espirili iletişimi ile kendini daha da sevdirdi.

Sıradışı tasarımcıları buluşturuyor

Bonvagon’u heyecanla takip etmemizin bir diğer sebebi de tematik kampanyaları. Bu hafta Sıra dışı Tasarımcılar, Konuşan Tasarımlar isimli kampanyasıyla Türkiye’den seçtiği 27 tasarımcıyı, en orijinal ürünleri ile birlikte tasarım tutkunlarının karşısına çıkarıyor. Aida Pekin, Karaca Erdem, Dani Benreytan, Itır Saran’ın da içlerinde bulunduğu tasarımcıların eşi görülmemiş tasarımları sadece bir kaç tık ile ulaşılabilir hale getiriyor. Gelecek aylarda bizi bekleyen sürprizlerden ilk önce haberdar olmak için merakla Bonvagon’u takip ediyoruz. www.bonvagon.com’a hala üye olmadıysanız, acele edin deriz. Çünkü Mart ayı boyunca Bonvagon’a davet ettiğiniz her arkadaşınız sayesinde hem siz hem de arkadaşınız 25TL kazanıyor!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Apple Zorlanıyor mu?

Beklendiği şekilde “Yeni  iPad” bugün yapılan lansman ile resmen duyuruldu. Çok ayrıntıya girmeyeceğim. Çünkü özellikleri zaten birçoğunun tahmin ettiği gibi. LTE(4G), Retina display, daha güçlü grafik işlemcisi, vs… Tüm bunlar belki iPad guruları için yeterli (Retina display’in tamamen pazarlama amaçlı olduğunu düşünüyorum) olmasa bile yine çok satacağı kesin. Ancak beni düşündüren nokta Apple’ın kazandığı momentumumu kullanarak daha olgunlaşmamış teknolojileri piyasaya sürmesi. Mesela LTE(4G) henüz Amerikada bile tam anlamıyla kullanılmıyorken yeni cihazına eklemesi veya mükemmel çalışmayan Siri sanal asistanını kullanması artık yenilik sunamamasından mı kaynaklanıyor? iOS da giderek yaşlanıyor. Benzer arabirimleri birçok firma sunuyor. Ayrıca windows 8 ile Microsoft da ciddi rakip olacak 2012′de. Bana göre Apple onu Apple yapan inovasyonları kaybetmeye başladı sanki. Umarım böyle olmaz ve alıştığımız bizi şaşkına çeviren yenilikleri görmeye devam ederiz.

Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Kartalkaya’yı Ateşleyenler


Hayalin bir dağın tepesine karlarla kaplı olsa da ateşle iz bırakmak kadar zor bir şey olsa bile peşini bırakma. Önce hayal eder, sonra o hayale inanırsın; nasıl yapabileceğini tasarlar ve denersin, yılmadan. Yeterince denersen, neden olmasın?

Onlar tam da bunu yaptı. Karlarla kaplı Kartalkaya’nın zirvesine ateşle iz bırakabileceklerine inandılar. Burn, sadece ihtiyaç duydukları cesaret ve enerji desteğini sağlayarak bir hayali ateşledi. Onlar da tutkularının peşinde yola çıktılar. Boardlarını hazırladılar, pompalarla modifiye ettiler, rampalarını kurdular ve kaydılar. Olmadı, baştan aldılar, onları amaçlarına ulaştıracak şartları gerçekleştirmeyi başarana kadar, tekrar tekrar.

Ve 3. gün de bitip gece yarısı olduğunda Kartalkaya’da istedikleri ateşi yakmayı başardılar. Çektikleri videoyla da ‘İçindeki kıvılcım nasıl kocaman bir ateşe dönüşür’ü hepimize gösterdiler. Tutku ve cesaretle yanmayacak ateş yoktu, inandık. Burn, gençleri tutkularından başka bir şeye kulak asmadan, istediklerini alana kadar denemeye, vazgeçmeden denemeye çağırıyor. Tutkuları cesaretle besleyen kocaman bir ateş yakmak için Burn gençleri ateşlemeye devam edecek.

İçindeki kıvılcımı farket ve büyüt. Burn ateşler.

http://www.facebook.com/BurnTurkiye

Bir bumads advertorial içeriğidir.